6 yıl önce
20 Ekim 2010 Çarşamba
Yaşlanıyorum?
Tahammülsüzlük denen şey bu aralar başıma en çok gelen şey. Yaşla mı yaşanmışlıkla mı ilgilidir bilmem ama artık insanların saçma sapan konuşmalarına müdahele etmek, aptal tavırlarına bir dur demek istiyorum. Katlanamıyorum çünkü, hoşgörü gösteremiyorum, bu yüzden de kaçıyorum bu insanlardan, ortamlardan. Hayatıma yeni kişiler sokmak da istemiyorum, yeni insanlara verdiğim o ufacık şansı da bir çırpıda silip atıyorum, çünkü biliyorum ki tahammül sınırlarımı zorlayacaklar...
Eskiden herkese, herşeye hoşgörüyle yaklaşan ben, herkesin en aptalca davranışlarındaki olumluyu görmeye calışan ben, nasıl oldu da bu hale geldim bilemiyorum. Sanırım yoruldum. İnsanlardan yoruldum, onları tanımaya anlamaya çalışmaktan, kimse kırılmasın, üzülmesin diye kendimi yıpratmaktan yoruldum. Şu ana kadar hayatıma girmiş olanlar bana yeter artık gibi geliyor. Onlar beni hayatlarına kattılar bir şekilde, ben de onları ve bu kadar kişi bana yeter. Fazlasına ihtiyacım yok, çünkü artık dünyam küçücük.
Eskiden neredeyse telefon rehberimdeki herkesin doğum gününü kutlardım, etrafımdaki tanıdığım, bildiğim herkesin. Özel günlerde herkesi arardım, mutlu olmalarını isterdim çünkü. Fakat artık istemiyorum, içimden gelmiyor, gerek duymuyorum. Kendimi kapattım ve bir daha da açmayı düşünmüyorum. İnsanlıktan çıkmışım gibi hissediyorum ama böyle. Bir an çok uzaklardaki ya da çok uzun süredir görmediğim bir arkadaşı aramak geliyor içimden. O an çok mutlu hissediyorum fakat sonra buna gerek olmadığını ve onun bensiz bir hayatı olduğunu farkediyorum. Benim onun hayatında olmam onun için bir şey değiştirmeyecek, tıpkı onun benim hayatımda olmasının da benim için bir şey değiştirmeyeceği gibi. Ve vazgeçiyorum. Ve yoluma devam ediyorum.
Sanırım asıl aradığım şey beni yormayacak insanlar. Böyle insanlarla tanışınca işler kendiliğinden ilerliyor zaten, çaba sarfetsek de yorulmadan, yıpranmadan. Çünkü onlara tahammül edebiliyorum bir şekilde; çünkü onlar da bana tahammül edebiliyor. Ben de dünyadaki en iyi ve en normal insan değilim sonuçta! Fakat bu insanlarla karşılaşmak gerçekten çok ama çok zor benim için. Ama bir kez karşılaşınca birbirimizin hayatlarındaki yerini almış oluyoruz hiç farketmeden, zorlanmadan ve zorlamadan sınırları. Sanırım artık doğru olanı yapmayı öğreniyorum. Sadece hakedenlere gereken değeri vermem, diğerleriniyse umursamamam gerekiyor, ya da ben öyle zannediyorum. Ya da sadece büyüyor, yaşlanıyorum...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Internet yavasladiginda "ping" atarsin, karsidaki bilgisayar sana cevap veriyorsa duzgundur ama bekleyip de cevap alamiyorsan o internet baglantisinda bir sorun vardir. Insan iliskileri de boyle, birine ping atarsin, karsindaki takoz ise eger ve cevap alamiyorsan ya da sana cok yakin oldugunu sandigin bir birey hayatta en ihtiyacin oldugu anda seni sallamiyorsa o zaman yoluna devam edersin ya da baska baglanti ararsin.Bunun sebebi yaslanmak degil ama buyumek ve hayatimda deneyimli bir buyukten aldigim en muhtesem ogut "baskalarina verebilecegin en iyi intikam iyi yasamaktir" oldu. Tavsiye ediyorum aksi takdirde B-Movie zombie horde seklinde ustune ustune gelen o aptal insan nufusu beynini yiyecektir, ki insanlar buyudukce onlari tatmin etmek daha zor hale gelir ve bu zombie'ler sadece beynini degil ruhunu cigerini kalbini de isterler hicbir sey vermeden.
YanıtlaSilHer insan verecegin degeri haketmiyor. Operim bingildaktan :)
Merhabalar,
YanıtlaSilBloğunuzu çok beğendim ve izlemeye aldım. Bana da bekliyorum. Güzel paylaşımlarda buluşmak dileğiyle. Sevgilerimi bıraktımmmm…..:))
Çok teşekkür ederim =) uzun süredir yazmıyordum, yorumu görmek iyi geldi =) sevgiler...
YanıtlaSil