Merhabalar efendim, sonunda döndüm buralara. Ara ara ufacık başlıklar atıp taslaklara kaçtım. Bir türlü yazamadım büsbütün, olmadı. Hala da pek olacak gibi bir his yok içimde ya neyse...
Yazacaklarım da çok birikti,yapacaklarım da ama nerden başlasam bilemiyorum bir türlü. Bir başlayabilsem devamı gelecek gibi ama olmuyor, olamıyor. Yapmam gerekenleri maddelesem, daha kolay olacak sanki. Deneyelim... Başlıyorum.
1) İlk yapılacak işim doktora gitmek olmalı sanırım, saçma sapan ağrılardan muzdaribim. Dev boyuttaki çantaları taşımaktan -ki bunların içinde genelde tonlarca eşya barındırırım asla kullanmıyor olsam da! bkz.makyaj malzemeleri. - boynumu ve omuzlarımı uzun süre önce kaybettim. Midem (her zamanki gibi) bir garip. Bulansa mı bulanmasa mı, ağrısa mı ağrımasa mı o da bilemiyor artık ne yapacağını. Tamam, karar verilmiştir. Doktor, madde 1.
2) Dolaplarım. Doktordan sonra ilk işim işyerimdeki dolaplarımı bir düzene sokmak olmalı sanırım. Yakında içlerinde kendimi kaybedeceğim; dolaplar dolaplıktan, kitaplar kitaplıktan çıkalı çok oldu! Trakylılar'ın süper bir lafı vardır dağınıklık konusuyla ilgili, izninizle paylaşmak istiyorum kulağa pek hoş gelmiyor olsa da. "Kedi enceğini kaybetse bulamaz" efendim benim dolaplarımda. Dolaplar 2. madde.
3) Off... Bir de başıma pencere belası çıktı! Tam da unutmuştum! Hay bin kunduz! (Hep kullanmak istemiştim bu lafı, kısmet bugüneymiş.) Odamın pencereleri değişecek, PVC (nam-ı diğer pimapen) olacak, dolayısıyla da benim bütün kitaplığı boşaltmam (ki neredeyse 1000 kitaptan sözediyorum!) ve yatağım pencerenin önünde olduğundan birkaç gün boyunca eğrile büğrüle salondaki koltukta yatmam gerekecek. HAY BİN KUNDUZ!
4) Ve pasaport 4. maddeye gidiyor... Amerika'daki kuzenimi ziyaret edeceğim için kasım ayında, pasaport ve vize işlemlerini biran önce halletmem gerek. Kasım ayı oldukça uzak, biran öncelik bir durum yok gibi görünüyor ama Amerikalı bunlar, ne olur ne olmaz, vize olayını uzatırlarsa biletler yanar, planlar suya düşer, ben de düştükleri suyu buzdolabında bir güzel soğutup tek seferde içiveririm 'oh yarasın' diye diye (veya kaynatıp kafamdan aşağıya boca da edebilirim, neyse... ). Pasaport - vize 4. Madde.
5) Aaa.. Rezalet! İlk madde olucak olan kaldı mı beşe! Pazar günü anneler günü! Dolayısıyla benim yarın dışarıya çıkıp anneme işine (aslında işimize kih kih...) yarayacak bir hediye almam gerek! Şaç maşası ve türevleri gibi bir fikrim var, umarım aradığım gibi bir şey bulabilirim. 5. Madde ilk maddeyle yer değiş bakayım. Hah, aferin.
6) Kararsız maddeye geldik işte. Ben hazır Amerika'ya gitmişken ordan bir de İskoçya'ya geçip artık yüzyıllardır orada yaşıyormuş gibi hissettiğim ve aynı oranda da özlediğim arkadaşım E.'i de ziyaret etsem mi acaba demeden edemiyorum! Ama bir de onun için vize almam gerekecek, bu da ekstra harcamalar demek, o yüzden bilemiyorum. Ama gerçekten de harika bir gezi olurdu...
Neyse, şimdilik 6 madde bana yeter de artar bile, zira bunları yapabilmek bile kimbilir kaç günümü alacak. İşlerden vakit bulabilirsem, güncelleyeceğim yazılarımı. Şimdilik hoşçakalın efendim.
Esenlikler diliyorum...
6 yıl önce
