6 yıl önce
31 Ekim 2010 Pazar
İlham
Sevgili bıdığımın yoğun ısrarları ve çabaları üzerine yeni bir blog açmaya karar verdim. Çok sevdiğim şeyler olan "kokular" üzerine yazacağım, daha doğrusu yazmaya çalışacağım. Şimdilik bu kadar, blogumun ismine karar vereyim şimdi ben.
20 Ekim 2010 Çarşamba
Yaşlanıyorum?
Tahammülsüzlük denen şey bu aralar başıma en çok gelen şey. Yaşla mı yaşanmışlıkla mı ilgilidir bilmem ama artık insanların saçma sapan konuşmalarına müdahele etmek, aptal tavırlarına bir dur demek istiyorum. Katlanamıyorum çünkü, hoşgörü gösteremiyorum, bu yüzden de kaçıyorum bu insanlardan, ortamlardan. Hayatıma yeni kişiler sokmak da istemiyorum, yeni insanlara verdiğim o ufacık şansı da bir çırpıda silip atıyorum, çünkü biliyorum ki tahammül sınırlarımı zorlayacaklar...
Eskiden herkese, herşeye hoşgörüyle yaklaşan ben, herkesin en aptalca davranışlarındaki olumluyu görmeye calışan ben, nasıl oldu da bu hale geldim bilemiyorum. Sanırım yoruldum. İnsanlardan yoruldum, onları tanımaya anlamaya çalışmaktan, kimse kırılmasın, üzülmesin diye kendimi yıpratmaktan yoruldum. Şu ana kadar hayatıma girmiş olanlar bana yeter artık gibi geliyor. Onlar beni hayatlarına kattılar bir şekilde, ben de onları ve bu kadar kişi bana yeter. Fazlasına ihtiyacım yok, çünkü artık dünyam küçücük.
Eskiden neredeyse telefon rehberimdeki herkesin doğum gününü kutlardım, etrafımdaki tanıdığım, bildiğim herkesin. Özel günlerde herkesi arardım, mutlu olmalarını isterdim çünkü. Fakat artık istemiyorum, içimden gelmiyor, gerek duymuyorum. Kendimi kapattım ve bir daha da açmayı düşünmüyorum. İnsanlıktan çıkmışım gibi hissediyorum ama böyle. Bir an çok uzaklardaki ya da çok uzun süredir görmediğim bir arkadaşı aramak geliyor içimden. O an çok mutlu hissediyorum fakat sonra buna gerek olmadığını ve onun bensiz bir hayatı olduğunu farkediyorum. Benim onun hayatında olmam onun için bir şey değiştirmeyecek, tıpkı onun benim hayatımda olmasının da benim için bir şey değiştirmeyeceği gibi. Ve vazgeçiyorum. Ve yoluma devam ediyorum.
Sanırım asıl aradığım şey beni yormayacak insanlar. Böyle insanlarla tanışınca işler kendiliğinden ilerliyor zaten, çaba sarfetsek de yorulmadan, yıpranmadan. Çünkü onlara tahammül edebiliyorum bir şekilde; çünkü onlar da bana tahammül edebiliyor. Ben de dünyadaki en iyi ve en normal insan değilim sonuçta! Fakat bu insanlarla karşılaşmak gerçekten çok ama çok zor benim için. Ama bir kez karşılaşınca birbirimizin hayatlarındaki yerini almış oluyoruz hiç farketmeden, zorlanmadan ve zorlamadan sınırları. Sanırım artık doğru olanı yapmayı öğreniyorum. Sadece hakedenlere gereken değeri vermem, diğerleriniyse umursamamam gerekiyor, ya da ben öyle zannediyorum. Ya da sadece büyüyor, yaşlanıyorum...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

